O-Bi O-Ba Konusu
Savaşın yıkıcı etkisiyle dünya adeta alabildiğine donmuş bir çöl haline geliyor. Şiddetli radyasyon, insanları ve yer yüzündeki her canlıyı bu acımasız düşmanın pençesine teslim ediyor. Bu düşman, 'Kubbe' adını verdiğimiz yüksek teknoloji ürünü bir kalkanın dışına çıkmaya cesaret eden herkesi yok ediyor. Sineği bile affetmiyor. 'Ark' diye adlandırılan ve yıkıma uğramış uygarlığın geleceğini kurtarması ümidiyle beklenen gizemli bir geminin varlığı, insanlık için en büyük umut ışığı. Yıkıntılar arasından sıyrılan ve 'Soft' adıyla bilinen bu çoban, hayatta kalan insanların arasında dolaşıp onları yoğun radyasyonun öldürücü etkisinden koruyan kubbenin altında yaşam mücadelesi veren son torunlarıdır. Alışılmışın dışında bir rutine sahip olan Soft'un görevi, moralin düşmemesi için umut dolu sözler sarf etmek, aç insanları doyurmak ve olası isyanları bastırmak. Ancak 'Kubbe'nin gerçek yüzü ve acımasız doğası bir bir ortaya çıktıkça, Soft zorlu bir sorgu sürecine girer: Peki ya insanlık gerçekten kurtarılmaya değer mi? O-Bi, O-Ba: The End of Civilization, izleyicisine hayatta kalma mücadelesinin ve yıkılmış bir medeniyetin acı hikayesini sunuyor.
YönetmenPiotr Szulkin
Yapım Yılı1985
ÜlkePolonya
Süre89 dakika


Bence bir kıyamet sonrası ortamı oluşturmayı başarmışlar. Distopya dünyasının sınırlarını iyi çizmişler. Dönem düşünüldüğünde, imkânların yetersizliğini ışık ve sis kullanımıyla ve kostümlerle kapatmayı başarmışlar. Tabii hikâyenin sığınakta geçmesi de katkı sağlamış. Dolayısıyla, yapım tasarımını ve sinematografisini oldukça başarılı buldum. Kameranın kullanımı, özellikle bazı diyalog ve monologlar esnasındaki hareketliliği dikkatimi çekti. Bu türden dairesel hareketler, zamanı için yeni ve mizanseni sahici kılan, sahnenin içindeymiş hissini veren kullanımlar. Keza senaryoda, insanın hayata tutunabilmek için her türden fikri, kavramı hatta maddeyi mantık yoluyla içselleştirip dogmalaştırma ve kendisinden üstün hale getirme becerisi/zaafı da işlenmiş. Yapımdaki karşılığı ise, gözden düşen dinin yerini, kendilerini kurtaracak "mavna"nın (bir nevi Nuh’un Gemisi) alması. İnsanın ruhsal zayıflığına bir diğer iyi bir örnek.
Tüm bunların üstüne, dakika 17.20’deki ve 1.22.55 vd. sahneler bence distopya türünün imgelemini temsil edebilecek güzellikte ve yapay zeka yardımıyla üretilmişe benziyor; halbuki 1985 Polonya’sında yapılmış. Saygı duydum.. 40 yıl öncesinin imkânlarında az buz işler değil. Bu yüzden, kıldı-yündü-tüydü diye eksiklerine takılmadım. Beğendim. Benim için, 7.4/10..