{"ciphertext":"zI01\/tFx+aACPUYFrMMzFEgZgulAcz1dModmXlbEiYrqIalvlwwCn8fYPmf7Ca1bfOMwtqUKW9qid7lvQuYmfyE9s7S\/DhiQLqeRM5H9EoA=","iv":"2885af102c005fe7b9ac99a23c7f596f","salt":"d823c61b58b0984417509d625e288138e84898a7a690a63680155d93469cd384885615769d82da27069b5ed6da77e82583a7c6e152ded642359d5346659c8694876ecd4298bb0c49b46325b3cc7d71aa226b8501ace2b77e7efc3e820ef8377d555588497541e73b900fd4874fdde61d84e1919864adc6762f55c1fecd996ed9bfe68129f4489225d39a22271408077666aef6f1b4b187c4e1b07095aea54739e7c95a43ad3c964148ad68496f7c4b125501e31288e8304fcea51138c356aed0aa4dd4ab99940b35765a5a40f341c540751793cd81dcd67e1d7eb47a723b2b1d6533f83fa1ea886b7c5c619a6815155c0897bb0eafaaf3e43bfa285c028abbba"}
aşırı narsisizm ve bencillik: rachel, ilişkide kendi varlığını karşı taraf için tek başına bir "lütuf" olarak değerlendirir. karşısındaki insanın duygularını, çabasını veya bağımsız bir birey oluşunu yok sayarak, kendisini ilişkinin merkezindeki tek nihai hedef haline getirir.
sorumsuzluk ve emek hırsızlığı: kendini "ödül" olarak konumlandıran bir kafa yapısı, ilişkide hiçbir sorumluluk almaz. "ben zaten buradayım ve seni şereflendirdim, geri kalan tüm çabayı sen göstermek zorundasın" kafasıdır bu. hata yaptığında bile sadece oradaki varlığıyla karşı tarafa bir iyilik yaptığını sandığı için asla samimi bir hesap verme veya mahcubiyet hissetmez.
karşı tarafı değersizleştirme (nesneleştirme): insanları eşit birer eş olarak değil; kendi kupasını kazanmaya çalışan birer "yarışmacı" olarak görür. karşısındaki insanı sadece kendisini ne kadar arzuladığı ve kendine ne kadar tapındığı ölçüsünde değerli kılar. bu, derin bir empati yoksunluğudur.
narsisitik beslenme bağımlılığı: bu kafa yapısındaki biri için gerçek sevginin bir önemi yoktur; önemli olan tek şey sürekli arzulanmak ve birilerinin ulu hedefi olmaktır. karşı tarafın hayatını, psikolojisini ve dengesini sadece kendi egosunu tatmin etmek için bir basamak olarak kullanır.
kibirli ve üstancı yaklaşım: "beni elde ettiğin için şanslısın" alt metni, karşı tarafa tepeden bakan gizli bir aşağılamadır. insanları kendi kafasında kurduğu bir hiyerarşiye oturtur ve kendisini daima o hiyerarşinin ulaşılamaz zirvesine koyar.
kısacası bu duruş; hiçbir duygusal derinliği olmayan, tamamen kendi egosuna tapan, karşısındakini sömüren ve insan ilişkilerini sadece kendi varlığının onaylanması üzerinden okuyan sığ ve karaktersiz bir kibirden ibarettir.